| Kalp-Damar Hastalıkları |
|
|
|
Kalp-Damar
- Kan dolaşımı yolları hastalığı, kadınlarda
göğüs kanseri hastalığından 5 defa daha fazla oranda görülmektedir.
- Aslında kalp hastalığı, kan damarlarının
bir hastalığıdır ve vücuttaki yağın, damarlarımızın iç duvarlarında
birikerek damar sertleşmesi sonucunda oluşur. Damarların
içindeki bu yağ birikimi; damar çaplarının daralmasına ve
dolayısıyla yeterli miktardaki kanın kalbe, beyine, adalelere
ve tüm hücrelere yeterli miktarda oksijeni taşıyamamasına
neden olur. Bunu yeni bir soba borusunun işlevine benzetebiliriz.
Yeni ya da kömür krumlarından temizlenmiş bir soba borusu
sobadaki dumanı nasıl rahatlıkla çekiyor ve sobanın tütmemesini
sağlıyorsa, yağdan arınmış damarlarımız da yeterli miktarda
kan ve dolayısıyla da yeterli miktarda oksijen taşır ve
kalp hastalığı önlenir.
- Kalp hastalığını azaltmak için atılacak
en önemli adım, beslenmede alınan katı yağ oranının azaltılması,
kızartma, koyun etinden kaçınılması, tavuk, balık ve dana
etinin haşlama ya da ızgara olarak yenilmesi ve sebze ağırlıklı
besinlere ağırlık verilmesidir.
- Damar sertleşmesi hastalığı olan her 5
kişiden ikisi hastaneye yetişme imkanı olmadan ani ölüm
riski içindedirler.
- Damar sertliği hastalığını önlemek için
en önemli 2 hedef, LDL (kötü huylu) kolesterolünün oksidasyonu
ile kandaki kolesterolün oranını azaltmaktır. Bu nedenle
diyetin yanında aktif spor yapmanın gerekliği yadsınamaz.
- Kandaki kolesterol oranı normal olan bazı
kişiler kalp krizi geçirir neden? Çünkü kolestrolün yanında
Homocysteine, kalp ve damar hastalıklarına neden olan ikinci
nedendir. Bu nedenle 6 ayda bir Total Kolesterol, HDL (iyi
huylu) kolesterol, LDL kolesterol ve trigliserit testlerinin
yapılması sağlığınızın sigortası olacaktır.
- Birçok hastalıklarda -bunların içinde
kalp hastalığı da dahil- asıl sorun yediklerimiz değil,
yemediklerimizdir. Bu nedenle damarların ana gereksinimi
olan vitaminleri ve bitkisel gıdaları beslenmenize ekleyin.
|
|
Kalbinizle
dost olun
|
|
|
GÜNDE ÜÇ KİLOMETRELİK BİR YÜRÜYÜŞ
ÖLÜM RİSKİNİ % 50 AZALTIYOR
Yayınlanan yeni bir çalışmaya göre, günde üç km. ya da daha
fazla bir mesafe yapılan yürüyüş, tüm ölüm riskini yarıya
indirmektedir. Kanser ve kardiyovasküler hastalıklardan ölme
riskini de azaltmaktadır. Birkaç merkezde yürütülen çalışmada,
yaşları 61 ile 81 arasında değişen, sigara içmeyen ve her
gün düzenli olarak yürüyüş yapabilen 707 emekli erkek, 12
yıl süre ile takip edildiler. Bu süre içinde gruptan 208 kişi
öldü. Çalışma sonuçlarına göre, günde 1.5 km. ve daha az yürüyenlerin
% 43.1'i ölürken, 3 km.'den fazla yürüyenlerde ölüm oranı,
yaklaşık bunun yarısı kadar, % 21.5 oldu. Araştırmacılardan
Dr. Abbott, düzenli yürünen mesafenin ölüm riski üzerinde
önemli bir rol oynadığını, günde 1.5 km.'den daha az yürüyenlerin
en yüksek ölüm riskine sahipken, 1.5-3 km. arasında yürüyenlerin
ikinci yükseklikte ölüm riskine, 3 km.'den daha fazla yürüyenlerin
en az ölüm riskine sahip olduklarını ve günlük yürünen mesafenin
her 1.5 km.'lik artışı için, ölüm riskinde % 19'luk bir azalmanın
olduğunu açıkladı. Çalışmada takip edilen hastalarda görülen
en sık ölüm nedeni kanser oldu. Kansere bağlı ölüm, günde
1.5 km.'den daha az yürüyenlerde % 13.4, 3 km. den fazla yürüyenlerde
% 5.3 olarak gerçekleşti. Daha uzun mesafe yürüyebilenlerde
kardiyovasküler ve felç gibi nedenlerle görülen ölümler, istatiksel
bir farklılık taşımamakla birlikte, kısa yürüyenlere göre
daha azdı.
Bu araştırmalar, düzenli yapılan yürüyüşlerin insan sağlığı
üzerindeki olumlu etkilerini göz önüne sermektedir. Daha önce
yapılan pek çok çalışma da, yürüyüş ya da diğer düzenli egzersizlerin
kan basıncını düşürdüğünü, damar sertliğini azalttığını, kan
lipit düzeyleri ve pıhtılaşma mekanizmaları üzerinde olumlu
etkilere neden olduğunu ortaya koymuştur. Düzenli yapılan
hareketlerin kan dolaşımını artırarak, organların kanlanmasını,
dolayısıyla beslenmesini ve metabolizma artıkları ile toksik
(zehirli) maddelerin vücuttan atılmasını hızlandırır. (Kaynak:
The New England Joumal of Medicine, 1998; 338: 94-99)
|
|
|
SAĞLIK
DÜNYASINDAN HABERLER.
GEN TERAPİSİ KALP KRİZİNİN ÖNLENMESİ AMACI İLE İLK KEZ
UYGULANDI
New York Cornell Tıp Merkezi'nden Dr. Crystal ve arkadaşları
tarafından yapılan yeni bir tedavide, kalp kasında kan akımını
artırarak kalp krizini önlemek amacıyla gen tedavisi uygulandı.
Uygulama, üçlü bypass uygulanan 60 yaşındaki bir erkek hastaya,
özel bir gen taşıyan zararsız bir virüs enjekte edilerek gerçekleştirildi.
Önce, yeni damar gelişimini uyarıcı bir etkiye sahip olan
ve "damar endoteli büyüme faktörü" adı verilen bir proteini
kodlayan gen, virüse yerleştirildi. Sonra, virüs, ameliyat
sırasında kalbin hasta bölgesine, 10 ayrı enjeksiyonla verildi.
Daha önce, çeşitli merkezlerde bazı hastalıklar için denenen
gen tedavisi, ilk kez bu uygulama ile hasta kalp dokusunda
denenmiş oldu.
|
|
|
|