ZATÜRRE
(PNÖMONİ)
Pnömoni
(Zatürre) Nedir?
Halk arasında ZATÜRRE
olarak bilinen Pnömokok enfeksiyonları,
çok sık görülen, solunum yolu ile bulaşan, ağır seyreden
ve özellikle risk grubu hastalarda ölümle sonuçlanabilen ciddi
bir akciğer hastalığıdır. Enfeksiyon hastalıklarına
bağlı ölümlerin ilk sıralarda görülen etkenlerinden birisidir.
Zatürre Ciddi
Bir Hastalık mıdır?
Zatürre özellikle küçük çocuklarda,
yaşlılarda, kalp, şeker, böbrek ve KOAH hastalarında ölümlere
yol açabilen ve ciddi seyreden bir hastalıktır. Tedavisi
hastaneye yatmayı gerektirebilir. Ölüm oranları ise; hastaneye yatmayı gerektiren zatürrede, %
10 -25 arasında değişebilir.
Zatürre’nin
Görülme Sıklığı Nedir?
Ülkemizde
zatürre, ölüm nedenleri arasında 5. sırayı almakta olup, her yıl 500.000 kişinin bu hastalığa yakalandığı ve 60.000 kişinin de hayatını
kaybettiği tahmin edilmektedir.. Dünya’da
ise her yıl 5 yaşın altında 10-12 milyon çocuk zatürre nedeniyle
hayatını kaybetmektedir. Pnömokoklar her yıl sadece Amerika’da
da 3.000 menenjit, 50.000 bakteriyemi, 500.000 zatürreye
neden oluyor. Bu vakaların içinden zatürre ve menenjit nedeniyle
yaklaşık 500.000 kişi hastaneye yatmakta ve 40.000 ölüm
meydana gelmektedir.
Zatürre’de
Erken Tedavinin Önemi Nedir?
Zatürreye bağlı yüksek ölüm oranları
nedeniyle tedaviye erken başlanması önem taşır. Genellikle
hastaneye yatmayı gerektiren vakalarda, zatürreden
kaynaklanan ölüm oranları % 10-25 arasında
değişmektedir. Ayrıca ölümlerin ilk 48 saat içinde meydana
geliyor olması, hastalığın erken tedavisinin ve hastalıktan
korunmanın önemini ortaya koymaktadır.
Pnömokok
Bakterisi Nedir?
Pnömokok (Streptococcus pneumonia), zatürreye, menenjite, bakteriyemiye ve orta kulak iltihabına
neden olan gram ( + )
bir bakteridir ve bu bakteri cocuklar ve erişkinlerde
görülen zatürrelerin yaklaşık yarısından sorumludur.
Hastaneye yatmayı gerektiren zatürrelerin yine yaklaşık %50’sinden
de Pnömokoklar sorumludur. GRİP ve KIZAMIK gibi yaygın hastalıkların en sık görülen ve
en fazla ölüme yol açan komplikasyonu olan zatürrenin de etkeni
sıklıkla Pnömokok'lardır.

Streptococcus pneumonia'nın
elektron mikroskopta görünümü.

Streptococcus pneumonia'nın
Işık mikroskobunda görünümü.
Zatürre
Nasıl Bulaşır?
Zatürre öksürük ve hapşırıkla
ve havada asılı kalan enfekte damlacıklarının alınmasıyla,
yani solunum yoluyla bulaşır
ve yayılarak salgın yapar.

Zatürre
Mikrobu Kapmış Bir Kişi Ne
Kadar Süreyle Hastalığı Bulaştırır?
Zatürreye en sık neden olan Pnömokok'ları
taşıyıcı olarak üst solunum yollarında taşımak mümkündür.
Taşıyıcılar,
bilindiği gibi, enfeksiyon
etkeninini taşıyan, kendisinde bir belirti görülmeyen, ancak
etrafa yayan ve sağlıklı görünen kişilerdir.
Taşıyıcılık oranı yaşa, yaşanılan çevreye ve üst solunum yolu
enfeksiyonlarının varlığına göre değişir. Normal erişkinde
bu oran %5-70 iken, okul ve yetimhanelerde %30-60’lara kadar
çıkabilir. Askeri birliklerde ise %50-60’ı bulur. Taşıyıcılık
süresi çocuklarda daha uzundur.
Zatürrenin
Üşütmeden Kaynaklandığı Doğru mu?
Yalnızca üşütmek zatürreye yol
açmaz. Ancak Pnömokok'ları
solunum yoluyla alan veya hastalanmadan boğazında taşıyan
bir kişide, vücudun bağışıklık sistemini zayıflatan herhangi
bir durumda (örneğin aşırı soğuğa maruz kalmak gibi), bakteri boğazda çoğalmaya başlar ve bakterinin
ulaştığı bölgeye göre hastalığa
neden olur. Pnömokok'lar çoğunlukla
akciğerde yerleşip zatürreye neden olmaktadır. Ancak
bunun yanında bakteri kana geçip kan yoluyla diğer
organlara da (beyin, orta kulak gibi) ulaşıp, farklı
bölgelerde de hastalık yapabilir.
Vücudun
Zatürreye Karşı Direncini Kıran Diğer Faktörler Nelerdir?
Vücudumuzun hastalıklara karşı savunmasını
sağlayan bazı mekanizmalar vardır.
*İleri yaş
ve alkol kullanımı gibi faktörler akciğerlerimize
mikroorganizmaların ulaşmasını engelleyen en önemli savunma
sistemlerinden birisi olan öksürme
refleksinin bozulmasına neden olur.
*Akciğerlerimizdeki bronşların
iç kısmını kaplayan titrek tüycüklü bir hücre tabakası vardır. Bu tabaka, hem yapışkan oluşu hem de tüycükleri sayesinde bakterilerin akciğere
ulaşmasını engeller. Bu korunma mekanizmasını bozan faktörlerin
başında viral enfeksiyonlar gelir.
Örneğin grip geçiren bir kişide bu fonksiyon devre
dışı kalır ve bakteriler kolaylıkla akciğere ulaşabilir.
*Sigara içme ve
aşırı soğuğa maruz kalma da tüycüklerin görevlerinin
aksamasına neden olarak bakterilerin akciğere geçişini kolaylaştırır.
Pnömokoklar
Yalnızca Zatürreye mi Yol Açar?
Diğer bütün mikroplar gibi Pnömokoklar
da sadece zatürreye neden
olmaz. Kana karışıp, başka organ enfeksiyonlarına
da neden olabilirler (menenjit ve orta kulak enfeksiyonu gibi).
Zatürre geçiren 3 kişiden birisinde
Pnömokok bakterisi kana geçer. Buna bakteriyemi
denir. Bakterinin kana geçmediği zatürre vakalarında ölüm
oranı %20’lere varırken, bakterinin kana geçtiği durumlarda
bu oran % 60’a kadar çıkabilir. Bakteri, kana geçtikten sonra tablo ağırlaşır
ve bakterinin ulaştığı diğer bölgelerde oluşan hastalığa bağlı
bulgular da ortaya çıkar.
Zatürrenin
Belirtileri Nelerdir?
Kuluçka dönemi
1-3 gün olan
zatürre, ani başlayan üşüme, titreme
ile 39-40 dereceye kadar yükselen ateş, terleme, nefes alırken,
öksürürken batma tarzında göğüs ağrısı, pas renginde balgam
ile kendini gösterir.
Solunum sayısı artar, nefes alırken ortaya çıkan göğüs ağrısı nedeniyle yüzeyel solunum görülür, hastada,
solunum sıkıntısı nedeniyle oluşan oksijen
yetmezliğine bağlı morarma da görülebilir. Zatürre
olan bir kişide aynı zamanda bir
kalp veya akciğer hastalığı varsa veya kişi yaşlı ise
solunum yetmezliği de ortaya çıkabilir.
Daha az olmakla birlikte hastalarda
halsizlik, iştahsızlık, bulantı kusma ve kas ve eklem ağrıları
da görülebilir.
Zatürre
Nasıl Teşhis Edilir?
Zatürrede tanı genellikle
klinik bulgulara ve laboratuvar bulgularına göre konur.
Özellikle risk grubu altındakilerde hastalık çok ağır
bir klinik tablo ile seyrettiğinden, bu
hastalarda tedaviye hemen başlanması gerekir.
Pnömokok'ların tedavisi amacıyla rastgele ve yetersiz miktarda antibiyotik kullanılması, antibiyotiklere
karşı her gün artan dirence neden olmaktadır. Bu
durum da zatürre'nin tadavisini gün geçtikçe zorlaştırmakta ve hastalığın hastanede tedavi edilmesini gerektirmektedir.
Bu zorluklar nedeniyle zatürre, tüm dünyada ölüm nedenlerinin
hala başlarında gelmektedir.
Zatürre
Nasıl Tedavi Edilir?
Son zamanlarda oldukça artan doktor
kontrolü dışında antibiyotik kullanımı, özellikle Pnömokok bakterisinin ilaçlara
karşı olan direncini artırmıştır. Yapılan araştırmalara
göre Pnömokok tiplerinden %50'sinden fazlası en az bir
veya daha fazla antibiyotiğe karşı direnç geliştirmiştir.
Tedaviye; hastanın yaşı, bulguları,
bulguların ciddiyeti, hastaneye yatırmak gerekip gerekmediği,
eşlik eden bir hastalık olup olmadığı, ve bu bulgulara en
sık sebep olan mikrop tahmin edilerek başlanır.
Zatürre
Nasıl Önlenebilir?
Çocukları
zatürreden korumak için alınması gereken önlemlerin başında
aşılarının tam olması gelir.
Bunun yanı sıra:
- Olumsuz
yaşam koşulları düzeltilmelidir.
- Sigara içilmemelidir. Sigaranın kişisel zararı yanında (pasif içicilik
nedeniyle diğer kişilere de zarar verdiği için) evde sigara içimi de önlenmelidir. Sigara içenlerde
ve sigaraya pasif olarak maruz kalanlarda zatürre
daha sık görülür.
- Müzmin,
(süregelen) hastalığı
olanların bu hastalıklarını kontrol altında tutmaları çok önemlidir. Örneğin; şeker hastalarının şeker düzeylerini kontrol altına almaları,
kalp hastalarının da düzenli kontrollarla
hastalıklarını kontrol altına almaları gibi.
- Risk
grubundaki kişilerin Pnömokok aşısı ile aşılanmaları
çok önem taşımaktadır.
Bu kişiler;
* 65 yaş üzerindekiler,
* Kalp hastaları veya böbrek
yetmezliği olan hastalar,
* KOAH dahil kronik akciğer ve kalp-damar
sistemi hastaları,
* Şeker hastaları (Diabet),
* Siroz gibi
karaciğer hastaları,
* Alkol kullananlar,
*
Beyin omurilik sıvısı kaçağı olanlar,
* Dalağı olmayan veya fonksiyon
görmeyenler,
*
Bağışıklık sistemi zayıflatan hastalığı olanlar
(AIDS, tüberküloz, hepatit, kanser hastaları, böbrek yetmezliği
olan veya organ nakli yaptıran kişiler vs.)
* 2 yaşın üzerinde
olan ve toplu ortamlarda bulunması nedeniyle hastalığın
bulaşması açısından daha yüksek risk altında
(bakımevleri ve huzur evlerinde kalan yaşlılar) olanlar
ve
* Zatürreden korunmak isteyen herkes aşılanabilmektedir.
5. Çocukların tüm çocukluk
çağı aşılarının yapılmış olması gereklidir. Diğer
hastalıkların da (özellikle grip
ve kızamık gibi) zatürre için zemin hazırladığını
unutmamak gerekmektedir. Tüm aşıların zamanında ve tam olarak uygulanması pek çok
hastalıktan olduğu gibi zatürreden
de korunmada en önemli ve en etkin adımdır.
6. Bebekler mümkün olduğunca uzun süre emzirilmelidir.
7. Aşırı soğuğa maruz kalmamaya çalışılmalıdırl
8. Toplu ortamlarda ortam sık sık havalandırılmalı. Üst solunum yolu enfeksiyonu (ÜSYE) olan kişiler öksürüp, hapşırırken ağızlarını kapatmalı ve toplu ortamlara
girmemelidirler.
ZATÜRRE
HAKKINDA DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR:
1) Zatürre sadece sıkıntı veren bir
hastalıktır!
Yanlış!!
Sık görülen, solunum yolu ile bulaşan ve ciddi seyreden bir
hastalık olan zatürre, enfeksiyon hastalıklarına bağlı ölümlerin ilk sıralarda görülen etkenlerden biridir.
Dünyada her yıl 5 yaşın altında 10-12 milyon çocuk
zatürree nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Ülkemizde ise
zatürre ölüm nedenleri arasında 5. sırayı almaktadır.
2) Zatürrenin
nedeni üşütmedir!
Yanlış!!
Zatürrenin nedeni Pnömokok'lar gibi mikroplardır. Yalnızca
üşütmek zatürreye yol açmaz. Ancak solunum
yoluyla mikrobu alan veya hastalanmadan
üst solunum yollarında, boğazında taşıyan kişilerde (portörlerde),
vücudun bağışıklık sistemini zayıflatan herhangi bir durumda
(örneğin aşırı soğuğa maruz kalmak gibi), bakteri boğazda
çoğalmaya başlar ve bakterinin ulaştığı bölgeye göre de (akciğer
enfeksiyonu ya da menenjit ve orta kulak enfeksiyonu gibi)
hastalığa neden olur.
3) Zatürre günümüzde kolaylıkla
tedavi edilebilir!
Yanlış!!
Bakterilerin antibiyotiklere karşı geliştirdiği direnç, zatürrenin tedavisini her geçen gün biraz daha zorlaştırmaktadır. Antibiyotiklere
karşı bakterilerin geliştirdiği direncin nedeni; bilinçsiz
olarak ve doktor kontrolunda kullanılmayan ve rastgele alınan
antibiyotiklerdir.
4) Zatürre aşısı
%100 koruma sağlamadığından, aşı olmamak daha iyidir!
Yanlış!!
Zatürre aşısı, Pnömokok bakterisinden kaynaklanan zatürreye karşı yüksek koruyuculuğa sahip bir aşıdır. Pnömokok
mikrobu çocuklar ve erişkinlerde görülen zatürrelerin
yaklaşık yarısından sorumludur. Hastaneye yatma gerektiren
zatürrelerin yine yaklaşık %50’sine de Pnömokok'lar neden
olmaktadır. Risk faktörü taşıyan bireylerde aşılama ile, enfeksiyon sıklığında azalma görülür ve bu azalmayla
birlikte; hastaneye yatışlarda, gelişebilecek komplikasyonlarda
ve ölüm oranlarında ciddi azalmalar
saptanır. Ölüm riskinin dışında, hastalığın taşıdığı riskler,
hastaneye yatış ve ilaç tedavisinin
ekonomik maliyetleri düşünüldüğünde tek bir aşı ile hem hastalıktan
hem de ekonomik yükümlülüklerden
korunmak en akılcı çözümdür.
5) Sadece hastalık belirtileri
mevcut iken etrafa zatürre bulaştırırım!
Yanlış!! Zatürreye
en sık neden olan Pnömokok bakterilerini taşıyıcı olarak üst solunum
yollarında taşımak mümkündür.
Taşıyıcılık oranı yaşa, yaşanılan çevreye ve üst solunum yolu
enfeksiyonlarının varlığına göre değişir. Taşıyıcılık süresi
çocuklarda daha uzundur. Zatürrenin erken döneminde hapşırma,
aksırma ile mikroplar bulaştırılabilinir.
6) Yalnızca bebekler ve küçük
çocuklar zatürre aşısı olabilir!
Yanlış!! Zatürre aşısını
2 yaşın üzerinde olmak üzere her yaştan kişi yaptırabilir.
Özellikle risk grubunda olan herkes
mutlaka zatürre aşısı yaptırmalıdır.
7) Sürekli korunabilmek için
zatürre aşısını sık sık yinelemem gerekir!
Yanlış!! Çoğu kişi için zatürre
aşısını bir kez yaptırmak, şahsı Pnömokok kaynaklı zatürreden
ömür boyu korur. Bağışıklık
sistemi ile ilgili sorun olan kişiler doktorlarının
önerisiyle aşıyı 5 yıl arayla
tekrar yaptırmalıdır.
ZATÜRRE AŞISI
GERİ ÖDEME PLANI KAPSAMINDA!!!!
Risk grubunda bulunan kişiler,
hastalıklarını belirten heyet raporu ile aşıyı
bir hekime reçete ettirdikleri zaman, aşılarının
bedelleri Emekli Sandığı, SSK, Bağkur ve Yeşil
kart mensupları için kurumlarınca
ödenmektedir.
Tek bir aşı ile, zatürre gibi ölümcül bir hastalıktan
korunmak, sağlığa ayrılan kısıtlı bütçenin doğru şekilde kullanılmasını
sağladığı gibi, ülke ekonomisini de olumlu yönde etkileyecektir.
SORULARINIZ İÇİN ÜCRETSİZ AŞI DANIŞMA
MERKEZİ: 0800 211 33 31